Facebook Twitter Gplus RSS
magnify
Home Haberler Mahkemeler Önünde Basın Açıklaması ve Protesto…

Mahkemeler Önünde Basın Açıklaması ve Protesto…

Published on 03/06/2012 in Haberler

Bazı siyasi parti, sendika ve örgütler, geçtiğimiz yıl 19 Temmuz’da Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ziyareti sırasında yaşanan olaylarla ilgili 8 kişinin yargılanmasını bugün, Mahkemeler önünde basın açıklaması yaparak protesto etti.

 

CTP/BG, TDP, BKP, KTAMS, KTOEÖS, KTÖS, El-Sen, Tel-Sen, BES, Koop-Sen, Tıp-İş, Güç-Sen, DAÜ-SEN, DAÜ-BİR-SEN, Basın-Sen, Çağ-Sen, Barikat Gazetesi, Öğrenci İnisiyatifi ve Baraka Kültür Merkezi temsilcileri, “Soruşturmalar, tutuklamalar, baskılar bizi yıldıramaz” yazılı pankartla Mahkemeler binası önünde toplandı.

Lefkoşa Kaza Mahkemesi’nde ilk duruşma öncesinde basın açıklaması yapan eylemciler arasında,  elindeki alet terazisi polisten yana tarafsızlığını yitirdiğini simgeleyen gözleri bağlı Adalet Tanrıçası Themis’ir temsil etmesi dikkat çekti.

KAPTAN: “KARA GÜN… BELLEĞİMİZDEN SİLİNMEYECEK” 

KTAMS Başkanı Ahmet Kaptan, 19 Temmuz 2011’de yaşadıkları kara günün, belleklerinden silinmeyeceğini söyledi.

“O gün bizi dövenler, korunmaktadır, terfi almaktadır” diyen Kaptan, anayasanın eşitlik ilkesine uyulmadığını savunarak, yargılanacak arkadaşlarına sahip çıktıklarını vurgulayarak,  onlara destek belirtti.

GÖKÇEBEL: “GİDEREK POLİS DEVLETİ”

KTOEÖS Başkanı Tahir Gökçebel, Kıbrıs Türk toplumunun olağanüstü şartlardan geçtiğini, eylem yapanların normalleşme, demokrasi, barış, çözüm ve kendi kendilerini yönetmek için mücadele ettiğini söyledi.

Gökçebel, ülkedeki rejimi giderek polis devletine dönüştüren anlayışın, aldığı talimatlarla halka şiddet de uyguladığını ileri sürerek, “Bizi baskı ve şiddetle yıldıramazlar” dedi.

19 Temmuz günü polis şiddetine maruz kalan arkadaşlarının bir de yargılandığını belirten Tahir Gökçebel, ifade özgürlüğünün, pankart açmanın engellenemeyeceğini söyledi.

KTOEÖS, “Şiddet giderek devletin kanıksadığı bir uygulama haline gelmiştir. Onlarca arkadaşımız polis şiddetine maruz kaldığı halde yargılanıyor” diyerek, Meclis’in önünü kapattığı; KTHY önünde pankart atçığı için insanların yargılanmasının doğru olmadığını kaydetti.

Gökçebel, “Kendi kendimizi yönetene dek uydurma yargılama süreçlerini kabul etmiyoruz” diyerek, çözümün, barışın, demokrasinin yeşerdiği bir rejimi ve sistemi özlediklerini;  bunun için mücadele ettiklerini belirtti.

Eylem, “Soruşturmalar, tutuklamalar, baskılar bizi yıldıramaz” sloganının atılmasıyla tamamlandı.

 

 

 

19 TEMMUZ 2012 BASIN AÇIKLAMASI

 

Değerli Basın Emekçileri

Kıbrıslı Türkler yıllardan beridir Kıbrıs’ta özgür, eşit ve bağımsız bir yaşam sürmek için mücadele vermekte ve bu hedefe ulaşmak için hiçbir fedakarlıktan da kaçınmamaktadır.

Siyasal iradeden yoksun, tamamen AKP’den aldığı talimatlar ile ülkeyi yönetmeye çalışan UBP hükümeti uyguladığı politikalarla da Kıbrıslı Türkleri yok etme noktasına gelmiştir.

Ülke insanımızca T.C. Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından sarf edilen hakaretlere hiçbir ses çıkarmayan UBP hükümeti bugün ise Kıbrıslı Türkleri aşağılayan ve “Besleme” olarak görenleri en iyi şekilde ağırlamak için adeta yalakalık yarışına girmiştir.

Örgütlerimiz Kıbrıslı Türklere tüm bunları yaşatanları protesto etmek amacı ile 19 Temmuz 2011 günü T.C. Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın adaya gelişi esnasında demokratik protesto hakkını en barışçı bir biçimde kullanmak istemiş ancak insanlarımız polis tarafından tam bir kabadayı davranışı içinde tekme, tokat ve yumruk kullanılarak darp edilmişti. Bu şekilde şiddet uygulayarak halkın anayasal haklarını kullanmasını engelleyeceklerini düşünenlere karşı sesimizi yükseltmek ve o gün yaşananları unutmadığımızı ve unutmayacağımız bir kez daha haykırmak üzere burada KTHY binası önünde toplanmış bulunmaktayız.

19 Temmuz 2011 günü bir pankart bahane edilerek KTAMS binası polis tarafından tarumar edilmiş, sendikacı arkadaşlarımız tartaklanarak hapse atılmıştır. Hamitköy kavşağında pankartlı protesto eylemi yapmak isteyen örgütler ve insanlarımız polis tarafından şiddet kullanılarak engellenirken Sn. Recep Tayyip Erdoğan’a destek için gelenlere kolaylık gösterilmiş, tam bir çifte standart uygulanmıştır, KTOEÖS ve KTÖS’te asılı duran pankartlar polis tarafından gece yarısı sendika binalarından baskı ve şiddetle gasp edilmiştir.

19 Temmuz 2011 günü KTHY binası önündeki eylemde ise polis “ terminatör “ gibi davranarak demokratik haklarını kullanan insanlarımıza güç kullanarak ortalığı kana bulamış ve demokratik haklarını en barışçı biçimde kullanmak isteyen örgütlere ve insanlarımıza bazı polisler tarafından “ taammüden adam öldürme ” niyetiyle tekme, tokat ve yumruklarla vurulmuş, gençlerimiz yerlerde sürüklenmiştir.

Gerek T.C. AKP Hükümeti gerekse yerli işbirlikçisi UBP hükümeti bu türden faşizan uygulamalar ile Kıbrıslı Türklerin varoluş mücadelesini engelleyebileceklerini düşünüyorlarsa çok yanılıyorlardır.“ Talimatla Yönetilmeye Hayır ”, “Bu Memleket Bizim Biz Yöneteceğiz” hedefi ile yollara düşen ve toplumsal varoluş mitingleri ile meydana toplanan Kıbrıslı Türkler bu ülkenin efendisi olduğunu dosta düşmana göstermiştir ve her zamanda göstermeye hazırdır.

Bizler insanlığın bedel ödeyerek yüz yıllar boyunca verdiği mücadelenin eseri olarak ortaya çıkan “ İnsan Hak ve Özgürlükleri”nin birileri tarafından keyfi olarak kaldırılmasına hiçbir şekilde göz yummayacağımızı, 19 Temmuz 2011 günü insanlarımıza yapılan bu şiddetin hesabını soracağımızı ve kendi ülkemizde kendi kendimizi yönetecek bir yapı oluşturuncaya kadar ve federal bir çözüme ulaşılıncaya kadar mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyu ile paylaşırız.

 

 
 Share on Facebook Share on Twitter Share on Reddit Share on LinkedIn
No Comments  comments